PAYLAŞ

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Avrasya Yazarlar Birliği tarafından Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) katkılarıyla düzenlenen 9. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi, 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu’da edebiyatçıları buluşturdu. Kastamonu’nun Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi’nde düzenlenen etkinliğe, Türk Dünyası’nı temsilen 16 topluluktan 28 edebiyat dergisinin temsilcisi katıldı.

Kongre açılışında yaptığı konuşmada TÜRKSOY Genel Serketeri Düsen Kaseinov, bu etkinliklerle Türk Dünyası’nın birbirine yaklaştığını ve bağlarının giderek kuvvetlendiğini vurguladı. Kaseinov, “9. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi, ortak bir dilde anlaşmamız için önemli bir etkinliktir. Türk Dünyası, edebiyattan güzel sanatlara, resimden tiyatroya pek çok alanda kültür-sanat buluşmalarına imkan sağlıyor. Bu şekilde bir yandan şehrin kültür hayatı canlanıp, Kastamonu halkının yaşam kalitesi yükselirken, bir yandan da Türk Dünyası birbirine yaklaşıp kültürel bağlarımız güçlenmektedir. 16 farklı Türk topluluğunu temsilen 28 edebiyat dergisinin katıldığı bugünkü etkinliğimizin Kültür Başkenti’ne yakışan, içerik açısından da kalıcılık açısından da en faydalı işlerden birisi olduğuna inanıyorum. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tataristan, Başkurdistan, Kırım, Gagavuz Yeri, İran, Irak, Kosova, Makedonya, Kıbrıs’tan gelen çok kıymetli yazarlarımıza, edebiyatçılarımıza ve yayın yönetmenlerine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmak istiyorum”  şeklinde konuştu.

-“Yazarlarımızın yaşarken kıymetini bilmeliyiz”-

Edebiyatçı ve sanatçıların yalnızca öldükten sonra değil yaşarken de hatırlanması gerektiğine işaret eden TÜRKSOY Genel Sekreteri Kaseinov, “Hepinizi bildiği gibi TÜRKSOY, sanatımıza ve kültürümüze hizmet etmiş ve eşsiz eserler bırakmış öncü şahsiyetleri yeni nesillere tanıtmak ve eserlerini yaşatmak için anma yılı ilan etmektedir. Bu yıl Azerbaycan’ın büyük bestekarı Kara Karayev’in doğumunun 100. yılı, Kazakistan’ın büyük şairi Mağjan Jumabayev’in doğumunun 125. yılı ve Kırgızistan’ın büyük yazarı Cengiz Aytmatov’un doğumunun 90. yılıdır. Edebiyat dergilerimizde hem Kastamonu hem de bu öncü şahsiyetler geniş yer bulacaktır. Tabii ki, edebiyatçılarımızı, sanatçılarımızı sadece öldükten sonra değil yaşarken de hatırlanmak ve onlara kıymet vermek gerekmektedir. Bu çerçevede kongremizde her yıl bir yılın edebiyat adamı seçilmekte ve ödüllendirmektedir” diye konuştu.

-Anar’a TÜRKSOY Onur Nişanı-

Düsen Kaseinov, TÜRKSOY’un Türk Dünyası’nın yaşayan değerlerine verdiği öneme dikkati çekerek,” Aramızda bir başka efsaneleşmiş yazarımız daha var. Azerbyacan Yazarlar Birliği Başkanı, Türk Dünyası aksakalı, Yaşayan Dede Korkut’umuz Anar muallim. Bu yıl Anar Bey’in 80. yaşı kutlanmaktadır. İki gün önce Ankara’da TÜRKSOY Genel Sekreterliği’nde muhteşem bir yıldönümü kutlaması ve Anar’ın “Çağdaşlarım” eserinin tanıtımın toplantısını gerçekleştirdik. Bugün de Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu’da Anar’a TÜRKSOY Onur Nişanı takdim edeceğiz.” diye konuştu.

-Şair ve yazarlar isimlerini ilk önce dergilerle duyuruyor-

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Ömeroğlu yaptığı konuşmada, edebiyat dergilerinin önemi ve yaptıkları kongrenin tarihsel gelişimine değinerek şunları kaydetti: “Edebiyat Dergileri Kongresi ilk kez toplandığı zaman, dergiler edebiyatın tek yayın organı durumundaydı. Kitap yayıncılığı Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Türk Cumhuriyetlerinde neredeyse durma noktasına geldi. Kaliteli ve seviyeli edebiyatın tek yayın organı edebiyat dergileriydi. Dergiler elbette bugünümüzü yaşayan ve geleceği inşa eden kurumlardır. Şairler ilk eserlerini edebiyat dergilerinde gösteriyorlar. İlk yazarlar ilk yazılarını edebiyat dergilerinde yayınlıyorlar. Fikir akımlarının ilk işaretleri edebiyat dergilerinde ortaya çıkmıştır. Bugünü yaşarken geleceği de inşa etmiş oldular. Ortak bir gelecek inşa etmek istiyorsak, bunun en önemli organlarından bir tanesi hiç şüphesiz edebiyat dergileridir. Fikirler edebi ürünlerin içerisinde hikayelerle şiirlerle anlatıldığı zaman halk tarafından anlaşılması çok daha kolay oluyor. Dolayısıyla edebiyat dergilerinin bir araya gelmesi de Türk Dünyası’nda ortak bir gelecek ve dostluk ve kardeşlik bağlarının kurulması için çok mühim bir olaydır. Dergilerimiz, bu vazifeyi imkanları ölçüsünde yapıyorlar. Dergiler, her sayılarında gerek Türkiye’den gerekse Türk Dünyasının diğer ülkelerinden şairlerin, yazarların eserlerini sayfalarına taşıyorlar. Bu, birbirimizin yazarlarını ve şairlerini tanımamız için bir imkan oluşturuyor.”

-Vali Karadenizden ortak dil vurgusu-

Kongrede konuşan Vali Yaşar Karadeniz, Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Kastamonu’da yıl boyunca Türk Dünyası’nı ortak değerlerine ilişkin etkinlikleri birlikte yapacaklarını belirterek, “Etkinliklerde hem ilimizin kamu kurum ve kuruluşları, hem de sivil toplum örgütleri bu çalışmanın içindeler. TÜRKSOY değerli katkılarıyla devamlı yanımızda. Birçok kuruluşların desteğiyle etkinliklerimizi sürdürüyoruz. Bugün edebiyat konusunda bir aradayız. Türk Dünyası’nda ortak bir edebiyatın önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. Kültür Başkentliğini almak için Kazakistan’a gittiğimde şunu gördüm; birçok konu da ortaklığı paylaşıyoruz ama oradaki ülkeler birbiriyle başka bir dil üzerinden anlaşabiliyorlar. Bunu konuşmak gerekiyor. Her şeyden önce alfabeyi ortak kılmak gerekiyor. Tercümanla Kazak yazarımızın konuşması tercüme edildi ancak yazılı dilde konuşmasını okuyacak olursanız Anadolu’da kullanılan ortak kelimeler olduğunu görürsünüz. Bir süre dinleyince ortaklık fark ediliyor. Bizde ‘y’ harfi ile başlayan birçok kelime Kazakçada ‘j’ harfi ile başlıyor. Zaman içinde bu tip etkinlikler ile farklılıklar anlaşıldığında birbirimizi anlayabilir hale geleceğiz. Birbirimizi anlamak demek, bu lehçeleri yok etmek demek olmamalıdır. Her bir lehçe Türk dilinin ayrı bir zenginliğidir ve lehçeler yaşadığı sürece Türk Dünyası zenginliğini korumuş olacaktır” dedi.

-Kastamonu Türk Dünyası’nın simgesi-

Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı ünlü yazar Anar ise ilk defa Kastamonu’ya geldiğini belirterek, “Kastamonu çok güzel bir yer. Kastamonu’ya geldiğimde sanki Türk Dünyası’nı, Türkiye’yi burada görmüş oldum. Doğasıyla, tabiatıyla ve kültürel varlıklarıyla Türk Dünyası’nı simgesi olarak Kastamonu’yu gördüm. Bu toplantıya Türk Dünyası’nın her köşesinden gelen insanların Türk dillerinin çeşitli şekillerini o dilde yazan, yaşatan, o dili geleceğe aktaran insanların toplandığı bir mecliste olmak benim için çok büyük bir şereftir. Sizin hepinize bu programdan ötürü teşekkür ediyorum. Yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

-Kazakistan’ın latin harflerine geçişi Türk halkları arasında iletişimi kolaylaştıracak-

2.Edebiyat Dergileri Kongresi’nden itibaren her sene toplantılara katıldığını belirten Kazakistan Yazarlar Birliği Başkanı Ulugbek Esdevlet, bu süreçte Türk Dünyası’nın değerli edebiyatçilarıyla ortak çalışma fırsatını yakaladığını dile getirdi. Esdevlet, “Bu çalışmalar hem Türk hem de Kazak edebiyatına önemli katkı sağladı. Türk Dünyası’ndaki gelişmeler bizim dergilerimizde yayınlandı. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Milli Bilincin Uyanışı projesi kapsamında latince harflerine geçişimiz başlamıştır. Kazakistan ikinci Dünya savaşından önce 12 yıl latin alfabesi kullandı. Yeniden latin alfabesine geçme kararının ardından Türk cumhuriyetlerinde kullanılan harflere yakın ve benzer harfler seçerek bu geçiş sürecini daha da kolaylaştırdık. Artık dergi ve gazetelirimizde latin alfabesi kullanılmaktadır. Dolayısıyla Türk Dünyası edebiyatı için ülkelerimiz arasında iletişim kurmamız için bu projenin ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz.” diye konuştu.

-Türk Dünyası Edebiyat Ödülü Tatar Şair Mansurov’a-

Açılış konuşmalarının ardından 2017 yılında Türkistan’da düzenlenen 8. Tütk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi’nde alınan karar gereği, 2017 Türk Dünyası’nda Yılın Edebiyat Adamı Ödülü Tataristanlı (RF) Zinnur Mansurov’a verildi.
Ödülün ardından yaptığı konuşmada Mansuraov, “Bugün benim en mutlu günlerimden bir tanesi. Şu ana kadar birçok devlet ödüllerine layık görüldüm. Ama bugünkü ödül, benim için ayrı bir öneme sahip. Çünkü bu ödülü bana Türk Dünyası verdi. Bu yüzden Türk Dünyası’na sonsuz teşekkür ediyorum. Böyle değerli bir ödülün sizin gibi değerli şahsiyetlerin elinden alınması benim için çok gurur vericidir. Ben, bundan sonra kaç yıl ömrüm kaldı bilmiyorum ama nefesimin sonuna kadar kendimi Türk Dünyası’nın yazarı olarak görecek ve çalışmalarımı Türk Dünyası yazarı olarak devam edeceğim. Her zaman bu ödüle layık olmak için elimden gelenin daha iyisini yapacağım. Aramızda çok değerli yazar ve şairler bulunmaktadır. Bu şair ve yazarlarımız, edebiyat dünyasına çok değerli eserler bırakmışlardır. Nur suresinde de değildiği gibi, eğer bizim kalemlerimiz birlik olursa biz her zaman büyük işleri başarabiliriz. Yazarlarımıza ve şairlerimize sesleniyorum. Bundan sonra birlik olalım, dirlik olalım, Türk Dünyası için çok güzel işleri beraber başaralım. Dünya yaratıldığından bu yana ekonomi, ticari ve siyasi alanlarda birlik ve beraberliğin ne kadar önemli olduğu malumunuzdur. Eğer bizim kültürümüz ve ruhumuz, bizim maneviyatımız birlik olursa, bu onların en büyüğü, en yücesi olacaktır. Temsilcisi olduğum Tatar edebiyatı, Türk Dünyası’nda hiçbir zaman geri kalmamıştır. 20’inci asrın başlarından itibaren o dönemde uçak ve teknoloji iyi yerlerde olmasına rağmen, o zamanki şartlara göre çok değerli bağlantılarımız, Türk Dünyasından hiçbir zaman kopmamıştır. Son 25 yıldır Türk Dünyası ülkeler arasında birlik ve beraberliğin daha güçlendiğine şahit olmaktayız” şeklinde konuştu.

Etkinlik sonunda TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, Azerbaycanlı yazar Anar’a TÜRKSOY Onur Nişanı’nı takdim etti. Kongrenin açılış töreni hediye takdimi ve hatıra fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.